Hayatın her anında farklı kişiler ve kişilikler ile karşılaşmak kaçınılmazdır. Ve hedeflerin kesiştiği noktada rekabet olmazsa olmazlar arasındadır. Pokerin hayattan en büyük farkı, zamanın ve mekânların hayata göre mikro seviyede olmasıdır ki geriye kalan her şey aynıdır. Yeni kişiler, kişilikler, kesişen hedefler ve rekabet… Ve de "İlk yirmi dakika içinde, masada kimin çaylak olduğunu anlayamadıysanız, çaylak sizsinizdir."
Bugün size, hayatınızdaki sorunları halletmenize yardımcı olacak bir ödüllü yarışma sunsak, ve de bunun için hiçbir bedel talep etmesek, eminim seve seve kabul ederdiniz. Çünkü kaybedecek hiçbir şeyiniz yokken kazanabileceğiniz çok şey vardır. Sizin için hedef sona ulaşmak
ve ödülü almaktır. Ciddiye alırsınız bu yarışmayı. Fakat davet edilenler sadece bu ödüle ihtiyacı olan kişiler değildir. Rakipleriniz arasında bu ödülü hiç umursamayanlarda vardır. Ve işte o an yapmanız gereken şey kaybetmeyi yada kazanmayı umursamayanlarla mücadele etmek olacaktır. Onların üstesinden geldiğinizde sonuca birkaç adım daha yaklaşmanız işten bile değildir. Başarılı insanların da en büyük ortak noktası, başıboş yada hedefsiz kitleleri hızlıca saf dışı edebilmektir. Ve bu durum hayatın her anında yaşadığımız rekabetin kısa bir özetidir.
Hayatın her anında farklı kişiler ve kişilikler ile karşılaşmak kaçınılmazdır. Ve hedeflerin kesiştiği noktada rekabet olmazsa olmazlar arasındadır. Pokerin hayattan en büyük farkı, zamanın ve mekânların hayata göre mikro seviyede olmasıdır ki geriye kalan her şey aynıdır. Yeni kişiler, kişilikler, kesişen hedefler ve rekabet… Ve de "İlk yirmi dakika içinde, masada kimin çaylak olduğunu anlayamadıysanız, çaylak sizsinizdir." Pokerin hayata en çok benzediği zamanlar şüphesiz bedava girişli turnuvalardır. Ve bu turnuvalardaki ödüller sizin için çok fazla şey ifade ederken başkaları için bir hiçten ibarettir. Fakat ayrım yoktur ve aynı miktarda parayla başlarsınız turnuvaya. Hedefsiz rakibiniz, büyük bir cesaretle ve umursamazlıkla en iyi beş kağıdı, açılacak son karta kadar kovalarken siz daha kartlar açılmadan çekilebilirsiniz. Yarışmaya 2-0 geriden başlamak gibidir bu durum. Ve bunu dengeleyeceğiniz süre tecrübelerinizle ters orantılıdır. Yani ne kadar usta iseniz o kadar kısa sürede bulursunuz 2-2'yi… Ve öne geçmek için gereken kozlarınız giderek artar. Fakat pes ederseniz yada çaylaksanız henüz, hedefe ulaşmak hâyal olur. Tıpkı gerçek hayatta güçlüklere karşı gelemeyecek kadar deneyimsiz olmak ve kısa sürede pes etmek gibi…
Birçok kişi poker ile hayatın bu benzerliğini bir çok oyun için göstermeye çalışacaktır. Ve haklıdırlar. İçinde rekabet olan her oyun, sonuçta hayatla benzerlikler gösterir. Fakat pokerin bu oyunlardan farkı, onlarca farklı kişiyle aynı hedefe yapayalnız gidiyor olmanızdır. Elinizde sadece birkaç kart ve deneyimleriniz vardır. Tıpkı hayatta yolunuza devam ederken elinizde sadece fırsatlar ve hayat tecrübenizin olması gibi… Ve hayatınızın ilk yirmi yılında kimlerin acemi olduğunu anlayamıyorsanız maalesef çevrenizdeki tek acemi sizsinizdir.